Bu Da Geçer Ya Hu!

  • Arşiv
  • RSS
  • sorular

hayat ve insan üzerine

1 - İnsan kedisinin mimarı. 

2 - Bunu şimdi farketmem üzücü.

3 - Hayat bir bilgisayar oyunu gibi değil. Resetleyemiyorsun. 

4 - Zaman kıymetli olsa da iddia edildiği gibi en kıymetli malzeme olduğunu sanmıyorum. Ne yapmak istediğini, ne yapacağını bilmedikten sonra binlerce yılın olsa ne faydası var.

5 - En önemli malzeme insanın kendisi. Kafası. Bilinci.

6 - Hayat bu malzemeye şekil vermek için karşımıza çıkan olaylar/fırsatlar bütünü.

7 - Olayların/fırsatların zor/kolay/iyi/kötü/çirkin/zevkli/zevksiz olması çok da önemli değil. Her olaya bir şekilde bir tepki verilecek, tavır koyulacak nasılsa. Önemli olan tepkinin ne olduğu.

8 - Kendi tepkilerimizi kendimize öğretiyoruz. Bu yüzden her durumda ne yapacağımız  çok önemli. Bir kere öğrendiğimiz şeyi bundan sonra tekrar etmek daha kolay çünkü. Bir kere kaçtıysan ikinci kez daha kolay kaçarsın. Bir kere herkesin sana karşı olduğunu düşündüysen bundan sonra yine böyle düşünmen daha kolay. Bir kere savaştıysan yine savaşabilirsin. Bir kere mutlu olmayı öğrendiysen bunu tekrar edebilirsin.

9 - İnsan çok az bir farkındalıkla yaşıyor. Farkındalığını mutlaka artırmalısın.

10 - Kaçınılmaz olarak ne yaptığının farkında olmadan geçirdiğin zamanlar, verdiğin tepkiler, söylediğin sözler, korkuların, geçici heveslerin, endişelerin.. Hepsi kendine öğrettiğin şeylerle ilgili. Kendine ne öğrettiğine dikkat et.

11 - Bu anlamda kendini yetiştirmek çocuk yetiştirmek gibi. Belki de aynı şey.

12 - Malzememiz kaliteli. Çeşitliliğimiz göz kamaştırıcı. Her yön bizim. Farkında olduğumuz ölçüde.

13 - Bunca yıl sonra ortaya çıkardığın kişiden memnun musun? Yapabileceğinin en iyisi bu muydu?

14 - Soru güzel ve haklı. Ama cevabı hoş değilse sen yine de kendini üzme. Olan olmuş, biten bitmiş. Reset atamıyorsak da daha herşey bitmedi diyebiliriz.

  • 12 ay önce
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
'\x3cspan id=\x22audio_player_23433032172\x22\x3e\x3cdiv class=\x22audio_player\x22\x3e\x3ciframe class=\x22tumblr_audio_player tumblr_audio_player_23433032172\x22 src=\x22http://budagecer.tumblr.com/post/23433032172/audio_player_iframe/budagecer/tumblr_m1ywx6zJHT1qaq3ou?audio_file=http%3A%2F%2Fwww.tumblr.com%2Faudio_file%2Fbudagecer%2F23433032172%2Ftumblr_m1ywx6zJHT1qaq3ou\x26color=white\x26simple=1\x22 frameborder=\x220\x22 allowtransparency=\x22true\x22 scrolling=\x22no\x22 width=\x22207\x22 height=\x2227\x22\x3e\x3c/iframe\x3e\x3c/div\x3e\x3c/span\x3e'
  • 8.732 Oynatma

mayoneziseverim:

Merhaba bunu okuyan.

Sana bu mektubu, metrobüsten yazıyorum.

Metrobüsle yolculuk yapmayı ne kadar sevdiğimden haberin yok tabii, seninle bu konuda konuşmadık henüz. Yanımda yaşlı bir amca oturuyor. Yaşlıları pek sevmediğimi tahmin edebilirsin ama; insanı tedirgin ediyorlar.

Son zamanlarda seni çok özlüyorum.

Herkesin bir var oluş amacı vardır derler, bazıları, diğer yarısını bulmak için gelir dünyaya; ben de onlardan biriyim.

Neredesin bilmiyorum. Kiminlesin, bilmiyorum. Şu an bir başkasının güzel yüzünü avuçlamış, onu ne kadar çok sevdiğini söylüyor olabilirsin, benim de söylediğim olmuştu, benim de sevdiğim olmuştu evet, birini her şeyden çok, birini ondan biraz daha az belki; biri bırakıp gitmişti, diğeri zaten sevmemişti, şimdi ise; gözlerimi kapattığımda sadece seni düşlüyorum.

Bu ara gerçekten çok çalışıyorum. Henüz istediğim hiçbir şey için paraya ihtiyacım olmadığından, elime geçeni anneme veriyorum. Henüz isteyecek bir şeyim olmadığından, parayla ne yapacağımı bilemiyorum. Muhtemelen sen de bilemezdin, sen de benim gibisin çünkü;  sahip olmak istediğin tek şey benim ve şefkat enerjisiyle işliyorum.

Bu ara, dudaklarına çok ihtiyaç duyuyorum.

Eve dönüş yolunda hep seni hayal ediyorum. Beni bulana kadar başına bir şey gelir diye çok korkuyorum. Gerçi, arka cebine kemerden zincirle bağladığın cüzdanının içinde, hiç kullanmadığın bir muştan olduğunu biliyorum; ama günün birinde onu kullanman gerekirse, yanında ben de olayım istiyorum.

Sana elimin ne kadar ağır olduğundan hiç bahsetmedim, muhtemelen, ilk kavgamızda suratına geçireceğim yumrukla fark edeceksin bunu. Sen uykuya dalana kadar uyuyamayacağımı da bilmiyorsun elbette, ama ben, alt dudağının kenarından sakalının başladığı yere doğru bir boşluk olduğunu biliyorum, seni en çok orandan öpmeyi seviyorum.

Çok geç kalma emi bunu okuyan, ben bir süredir ikimiz için hazırlık yapıyorum.

Geçenlerde takside not defterimi unuttum, sen olsan hatırlatırdın, sen olsan, karşıdan karşıya geçerken önce sağa, sonra sola, sonra tekrar sağa bakmak yerine; profilden ne kadar da hayatımın anlamı olduğuna bakar, kaldırıma çıkalım da enseni öpebileyim diye fırsat kolluyor olurdum, sen olsan, şu an metrobüste hiç tanımadığım bir yaşlının omzuna yaslamazdım başımı, sen olsan, muhtemelen ineceği durağı kaçırmış bu bin yaşındaki bebeği evine kadar birlikte bırakırdık. (Şimdi tek başıma yapmam gerekecek.)

Tüm çabalarıma rağmen, hayatımda ‘öylesine’ yer almakta ısrar edenleri siktir etmekte bir sakınca görmüyorum. Sen de böyle olmasını tercih ederdin, biliyorum.

Şu an şoför koltuğunun camından yansıyan gözlerimi görüyorum, göz bebeklerim, ilkokulda çizdiğimiz hani o iki dalga üstünde yüzen yelkenlileri andırıyor, batmalarından korkuyorum.

Yaşlılara ne kadar güvendiğimi de bilmiyorsun henüz. Eğer yanında bir yaşlı oturuyorsa, gönül rahatlığıyla ağlayabilirsin çünkü onların iç ceplerinde mutlaka yaşlı kokan, ütülü, kenarları hafif sararmış, inanmana, devam edebilmene yarayacak bez mendilleri oluyor.

Bunları sana anlatıyorum, çünkü ben sensiz yapamıyorum.

Şarkılar biriktiriyorum, öpüşmeler, sabah kahvaltıları, ezan okununca durmaları, hikayeler saklıyorum, hastalandığında anlatabilirim diye düşünüyorum. Saçlarını nasıl kesmemi isteyeceğini, enginarı sana nasıl yedirebileceğimi, atletini pantolonunun içine sokman gerektiğini nasıl öğreteceğimi bilmiyorum. Mesela karşında oturduğumda, göbeğim Sabancı’nın katlarıyla yarışmış falan hiç umursamıyorum. Çünkü sen benim süper kahramanımsın ve karnıma baktığında, içinde henüz çalışmalarına başlamadığımız üçüncümüzü göreceğini biliyorum.

Şu an, arkamda oturan bir başkasının üçüncüsüne dil çıkarıp gülüşüyorum.

Beni çok geç bulma olur mu bunu okuyan?

Seni seviyorum.

  • 1 yıl önce > mayoneziseverim
  • 516
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

istanbul’un sahibinden izin

Bugün Fatih’e gidip Fatih Sultan Mehmet’ten sahibi olduğu şehirde yaşamak için izin istedim. İzin verdiğini umuyorum.

12,5 senenin ardından biraz geç oldu. Ama şimdiye kadar İstanbul içinde yaşamamışlığımı buna bağlamıştım bir süre önce. Bir filmde mi görmüştüm, kitapta mı okumuştum, birisi mi söylemişti, ben mi çıkarmıştım, nasıl olduysa olmuştu, ama rahatlatıcı bir fikir olmuştu. “Şehrin Çeperleri”nden içine yolculuğum meğerse destursuzluğumdan gerçekleşmiyormuştu.

Destur istedim. Okuduğum “Fatiha”ları “Fatih”e hediye ederek, sahip olduğu “yol açıcı” ruhtan kendi ruhuma bulaşmasını, tıkanmış yolların açılmasını diledim Tanrı’dan. Dileğimi kabul ettiğini umuyorum.

Depresif bir ruh halindeyim. Güneşin yüz göstermesini diliyorum. Bu da geçecek sonuçta. Hiç bir duygu “baki” değil. Duyguların altında yatan hakikatimiz güzel olsun. Güzel de zaten geldiği yer itibariyle. 

  • 1 yıl önce
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

148

Ger uluya irdünise sûret nakşı nendür senün
Mâ’nîye yol buldunısa iş bu dünyâ nendür senün

Görgeç yolundan kamusın terk it bu dünyâ da’vîsin
Kogıl bu ‘âlem sevisin aşıklıcak nendür senün 

Sen dünyânun terkin urgıl gelüp ‘ışk evine girgil
İlerki menzile irgil girü kalmak nendür senün

Bu vücûdun ser-mâyesi od u su toprag u yildür
Her biri aslına gider gâfil olmak nendür senün

Dün ü gün kaygular yirsin n’ideyin yohsulın dirsin
Ol cömerddür rızkun virür kaygu yimek nendür senün

Büt-hâne vü şarâb-hâne mescid oldı gerçek câna
Bir pûlun varmaz ziyâna yalancılık nendür senün 

Çün âhirete kavîsin ko bu yalancı da’vîsin
Bu mâl u hazne sevisin ‘âşıkısan nendür senün

Yigil yidürgil bî-çâre eksilürse Tanrı’n vire
Bir gün tenin yire gire girü kalan nendür senün

Benüm diyüben dirersin hakîkat da’vî idersin
Pâdişâh suçuna kalmaz güm-râh olmak nendür senün

Yûnus ol ‘ışk badyasından sen inen esrük olmışsın
Bî-hod iken irdün Hakk’a ayuk olmak nendür senün 

Yûnus Emre
Dîvân ve Risâlet’ün-Nushîye
Dr. Mustafa Tatçı

  • 1 yıl önce
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

207

Teferrüc eyleyü vardum sabâhın sinleri gördüm
Karışmış kara topraga şu nâzük tenleri gördüm

Çürimiş toprak içre ten sin içinde yatur pinhân
Boşanmış tamar akmış kan batmış kefenleri gördüm

Yıkılmış sinleri tolmış hep evleri harâb olmış
Kamu endîşeden kalmış ne düşvâr hâlleri gördüm

Yaylalar yaylamaz olmış kışlalar kışlamaz olmış
Bar dutmış söylemez olmış agızda dilleri gördüm

Kimisi zevk ü ‘işretde kimi sâz u beşâretde
Kimi belâ vü mihnetde dün olmış günleri gördüm

Sogulmış şol kara gözler belürsüz olmuş ay yüzler
Kara topragun altında gül diren elleri gördüm

Kimi boyun burup yatmış tenini topraga katmış
Anasına küsüp gitmiş boyun buranları gördüm

Kimi zâri kılup aglar zebânîler cânın taglar
Dutuşmış sinleri oda çıkan dütünleri gördüm

Yunus imdi bunı gördi anı bize haber virdi
‘Aklum şaşdı ögüm dirdi nitekim bunları gördüm

Yûnus Emre
Dîvân ve Risâlet’ün-Nushîye
Dr. Mustafa Tatçı

  • 1 yıl önce
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

Mesnevi

Tasarımı sade ve güzel bir mesnevi sitesi. Çevirisi de zannımca en hoş çeviri olan Veled Çelebi çevirisi.

  • 1 yıl önce
  • 1
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

Follow Your Bliss: A Step by Step Guide

  • 1 yıl önce
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
We must be willing to get rid of the life we’ve planned, so as to have the life that is waiting for us.
Joseph Campbell
  • 1 yıl önce
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Follow Your Bliss
Joseph Campbell
  • 1 yıl önce
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
'\x3ciframe width=\x22500\x22 height=\x22374\x22 src=\x22http://www.youtube.com/embed/UF8uR6Z6KLc?wmode=transparent\x26autohide=1\x26egm=0\x26hd=1\x26iv_load_policy=3\x26modestbranding=1\x26rel=0\x26showinfo=0\x26showsearch=0\x22 frameborder=\x220\x22 allowfullscreen\x3e\x3c/iframe\x3e'

Bu konuşmadan etkilenmemek mümkün mü?

  • 1 yıl önce
  • Comments
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
2 sayfadan 1. sayfa
← Daha yeni • Daha eski →

Bu Da Geçer Ya Hu!

her inişin bir çıkışı vardır her gecenin bir sabahı vardır everything has a beginning has an end, there's always rainbow after rain.

Me, Elsewhere

  • @tirtik on Twitter
  • Facebook Profile
  • mustafadu on Youtube
  • tirtik on Last.fm
  • Google
  • Linkedin Profile

Twitter

loading tweets…

Güzel Şeyler

  • Gönderi aracılığıyla mayoneziseverim

    Sizlere biraz belirsizlikten bahsetmek isterim.
    Bakın, belirsizlik; insanın kendi iç organlarını söküp, hani o düşük bütçeli korku filmlerindeki...

    Gönderi aracılığıyla mayoneziseverim
  • Ses dosyası gönderisi aracılığıyla mayoneziseverim
    Play

    Merhaba bunu okuyan.

    Sana bu mektubu, metrobüsten yazıyorum.

    Metrobüsle yolculuk yapmayı ne kadar sevdiğimden haberin yok tabii, seninle bu...

    Ses dosyası gönderisi aracılığıyla mayoneziseverim
  • Fotoğraf aracılığıyla yesilneon

    Bir Odanın Ivır Zıvır Hali

    Fotoğraf aracılığıyla yesilneon
  • Gönderi aracılığıyla yesilneon
    Taksi Şoförünün Üstün Oğulları

    8 Mart 2012 – 18.00 civarı. Kadıköy Bostancı arası.

    Kahramanımız altmışlarındaki Rizeli taksi şoförü.

    ...

    Gönderi aracılığıyla yesilneon
Daha fazla gör →

Top

  • RSS
  • Rastgele
  • Arşiv
  • sorular
  • Mobil
Effector Theme by Pixel Union